ISTANBUL KUMBURGAZ ALIENS and UFO's ARE BACK 2009 WORLD EXCLUSIVE 06.2009 - For more funny movies, click hereYalçın Yalman tarafından Mayıs 2009'da yapılan çekimler UFO konusunda beni açık konuşmaya ve açık davranmaya zorladı. Görüntülerin gerçek olduğunu düşünüyorum, aya, gemiye, sahile ve köpeğe bakarak bunu görüyor, hissediyorum. Aşağıda linki bulunan çekimlerin varlığı bu blogun açılmasına neden oldu. Ve blogun yazarı olacağını düşündüğüm bir kişinin talebi diğerininse olası katılımı pratiği zorladı. Zaten buraya asacağımız linkleri ve yorumları her gün 2 başka arkadaşımızla daha (umarım onlar da yazarlar) chat ya da e-mail aracılığıyla paylaşıyorduk, genelle paylaşmaya karar verdim.
***
Gerçek orada bir yerde, buna eminim. Ancak bu gerçeği yorumlayacak bir zihniyet ya da kosmosda hayatın varoluşunu kavrayacak bir bakışa ulaşılmadan hep 'orada' duracak. Stanislaw Lem romanlarında insanın diğer türlerle karşılaşmasını, ama bir türlü onlar iletişim kuramamasını hatta onları fark edememelerini anlatır. Kendi türüyle efendi-köle ilişkisi kurarak uygarlığı bu temelde inşa eden insan için diğerleriyle karşılaşmak ve yüzleşmek ne derece mümkün?
***
Kozmik bilinç. Evrende yaşama, yaşam döngüsüne, uyum ve barışa önem veren, yeryüzünde buna izin vermeyen tüm koşulları ortadan kaldırmayı ve insanı özgürleştirmeyi başaran bir kavrayış. Kozmik devrimler. Karşılaşmalar, gidişler ve geri dönüşler. Kocaman bir spiralin içerisinde yer alan, matematiksel olarak hesaplanması mümkün olmayan süreklilikler ve kopuşlar. Bu kavrayış bugün küresel kapitalizmin insanı sürüklediği noktaya karşı duruşun belki de en genel ve küresel tutunma noktası olabilir. Bunun UFO'lara dair gözlemler ve onların gittikçe görünür hale geldiğini ya da zaman itibarıyla temasın gerçekleşeceğini söylemekle ne ilgisi var?
Tarihte UFO'lar en eski zamanlardan beri resmedildi, anlatıldı. Ufoların ziyaret sıklığı ve görünürlüğü iddiası insanlık için iki önemli döneme denk geldi:
2. Dünya Savaşı'nda ABD'nin Japonya'da Hiroshima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının ardından insanlar ölürken tarihte ilk defa yüksek miktarda radyasyon atmosfer dışına atıldı. 4 Temmuz 1947'de ABD'de New Mexico'daki küçük bir kasaba olan Roswell yakınlarına düşen UFO ile UFO'lar ve uzaylılar küresel ölçekte konuşulur hale geldi ve popüler kültürün bir parçası oldu. Roswell'da bir UFO kazasının gerçekleştiğini ve ABD hükümeti tarafından ört pas edildiğini düşünüyorum. İnsan faaliyeti sonucu sadece insan ve dünyadaki canlı türlerini kalıcı olarak bozan radyasyonun (ki 2. Dünya Savaşı'ndan sonra nükleer santrallar kurma ve nükleer silahlanma yarışı doruğa çıktı bu daha fazla bir radyasyon açığa çıkardı) UFO ziyaretlerini sıklaştırdığı iddiasını ciddiye alıyorum.
Fark edildik, zaten bilinyorduk ama endişe vermeye başladık ya da evrimimizin geldiği nokta veya kendi gezegenimizdeki hayatı yok edişimiz. Bunlar ya da bizimle değil onlarla ve onların ihtiyaçları ya da planlarıyla ilgili de olabilir.
UFO'ların 1999'dan bu yana görünme oranının arttığını, UFO filolalarının tespit edildiği iddasına katılıyorum. Bunun bir sebebi internet ve digital kameraların ucuzlayıp yaygınlaşması olabilir. Ama dünyada gerçek bir ziyaret ihtiyacının olduğu da bir gerçek. İklim değişikliği. Sanayi Devrimi sonucu atmosfere yüksek miktarda sera gazının salınması sonucu dünyanın ısısının artması ve hayatın bitme tehlikesiyle yüz yüze kalması. Buna karşılık felaketin sorumlusu olan küresel kapitalizme yöne veren şirketlerin petrol ve otomotiv şirketleri oluşu, fosil yakıt tüketiminin devam etmesi ve yeniden canladırılmaya çalışılan nükleer çağ tuzağı. Gelmek ve müdahale etmek ya da uyarmak için iyi bir gerekçe. Evrimimizin ulaştığı nokta artık bir müdahaleyi hak eder hale geldi. Böylesi bir müdahale karşısında yerelci/dünya merkezci/türcü/millliyetçi tepkiye karşı evrenin bir yurttaşı olarak davranacağımı biliyorum. Ancak bu rüyaya kapılmayarak, dünyadaki 6,5 milyar insanın işe el koyması gerektiğini savunuyorum.
İnanmak istiyorum. Hayat sadece bu gezegenle sınırlı olamaz. Kainatın yaşamı ürettiğini, inorganik ve organik madde arasında sanıldığı türden bir karşıtlığın varolmadığını hissediyorum. Hubble bir devrimdi. Önümüzdeki kısa dönemde, izleme ve ölçüm tekniklerinin gelişmesi, nanoteknoloji ve insansız uzay aracı kullanımın artışı bir çok ampirik bulgu kaydedecek. Bunlar öyle büyük bulgular olacak ki NASA ya da G8 bunları saklayamayacak. Dünyada geleneksel inançlar, ahlak yapıları, insan ilişkileri derin bir değişimi uğrayacak. Elbette kötüler ve iyiler olacak, insanlar için kesin ama dünya dışı varlıkların arasında böylesi bir karşıtlık olasılığı beni ürkütüyor. Ama içinde bulunduğum gerçeklikle kıyasladığımda böylesi bir durum benim için kabul edilebilirdir. Dünya dışı yaşama tanık olmak, yeni gerçekliği 1 dk ya da 1 gün yaşamak ölmek için iyi bir neden olabilir. Bunlar da benim kehanetlerim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder