22 Temmuz 2009 Çarşamba
12 Temmuz 2009 Pazar
UFO Kongresi'nin düşündürdükleri
Aşağıda 4. UFO Kongresi'ne gittikten sonra Sirius UFO Merkezi'ne yazdığım yorum mektubu var. Sirius'un posta kutusu dolu olduğu için geri geldi, ben de sonra göndermekten vazgeçtim. Aslında birlikte orada olduğum dostlarımla epey başka şeyde konuştuk, belki onlar da yazarlar, ben aklıma ilk gelenleri yazdım...
“Merhaba,
4. UFO ve Yeniçağ Kongresi’ni düzenlediğiniz için teşekkür ederim. İlk kez böyle bir etkinliğe katıldım ve benim gibi bu meseleyle ilgilenen bir topluluğu ilk kez gördüm. İyi bir deneyimdi, katıldığım için mutluyum.
Katılım çok yüksekti, eminim gelecek yıl ve izleyen kongreler sayı artacak. Bu organizasyonu gerekli ve değerli bulduğum için bir kaç düşüncemi belirtmek istiyorum.
İlki din konusunda. Bütün dinler ve kültürler göklerden gelenlere atıfta bulunur, kutsal metinler bu gözle de okunabilir. Ancak UFO hakkında dünya hükümetlerini ifşaata zorlamak açısından başarılı bir strateji olduğunu düşünmüyorum.
Misafir konuşmacılar inançlı insanlardı, bazıları tüm inançları yüceltti, bazıları Dr. Norma Milanovich’in sunuşlarında somutlandığı gibi Hıristiyan merkezli bir açıklama ve bu dini doğrular kanıtlar koymaya çalıştı.
Ben ateistim ve UFO/kozmik yaşamın tek tanrılı dinlerin doğrulanmasından çok daha büyük anlamlar taşıdığını düşünüyorum; ki bu anlamlar yaşamı yeryüzüyle sınırlı gören tek tanrılı dinleri çökertecek niteliktedir. Orada benim gibi düşünen epey bir insan vardı. Arkamda üç başörtülü kadın kongreyi ilgiyle izliyordu, onların olmasından çok memnun oldum. Hıristiyan merkezli açıklamalar, bu açıklamaları benimsemeyenler için inandırıcılık bunalımı doğurur. Stigmata, İncil okumalar UFO’larla ilgilenenlerin verdiği mücadeleyi zedeler. Bize evrensel, tüm insanları birleştiren, kozmik fikirler lazım, evrenin sürekli olarak yaşamı ürettiği gibi.
Bence bilimsel temelde yürümek, kadim bilgiyi ise Milanovich’in bir türlü yapamadığı şekilde sağlam antropolojik bulgular ve bu konuda saygın olan araştırmacıların tarihsel yorumlarıyla anlatmak gerekir.
2012 sunuşu gerçekten kötüydü. Anlatabilecek o kadar şey var ki? Kehanet, günü ve tarihiyle bu ne işimize yarar. 2000’de de aynı beklentiler içinde olanlar vardı.
NASA Godard Enstitüsü Başkanı James Hansen 2004 yaptığı açıklamada iklim değişikliği nedeniyle gezegenimiz 10 yıl sonra başka bir gezegene döneceğini açıklamıştı. Bu insan eliyle oldu ve şimdiki düzeyde sera gazı salındığı sürece Hansen’in söylediği kaçınılmaz. Eğer bunu durdurabilirsek bu şimdiki zihniyetimizin değişimini sağlayacaktır, belki işte o zaman Galaktik bilince sıçrayabiliriz.
UFO’lara dair mistik söylemden çok daha somut bilgilere sahibiz bugün. Artık konuşabileceğimiz çok şey var. Hubble Teleskopu ile bir çok şey değişti. MARS’a dair paradigma verilerle alt üst oldu. MARS’ta bir zamanlar hatta şimdi bile yaşam olduğu artık su buharı gibi, buz tabakları gibi tartışılıyor. Dünyada yalnız değiliz, bunun somut kanıtlarına ulaşılması sadece bir zaman meselesi. Modern uzay araştırmaları ve bulgularla ilgili bir sunum ya çok verimli olabilir.
Kısacası bu kongrede konuşulanların yanı sıra daha güncel, daha bilimsel ve felsefi sunuşlar organizasyonu güçlendirir diye düşünüyorum.
V. “
5 Temmuz 2009 Pazar
İlk kayıt
ISTANBUL KUMBURGAZ ALIENS and UFO's ARE BACK 2009 WORLD EXCLUSIVE 06.2009 - For more funny movies, click here
Yalçın Yalman tarafından Mayıs 2009'da yapılan çekimler UFO konusunda beni açık konuşmaya ve açık davranmaya zorladı. Görüntülerin gerçek olduğunu düşünüyorum, aya, gemiye, sahile ve köpeğe bakarak bunu görüyor, hissediyorum. Aşağıda linki bulunan çekimlerin varlığı bu blogun açılmasına neden oldu. Ve blogun yazarı olacağını düşündüğüm bir kişinin talebi diğerininse olası katılımı pratiği zorladı. Zaten buraya asacağımız linkleri ve yorumları her gün 2 başka arkadaşımızla daha (umarım onlar da yazarlar) chat ya da e-mail aracılığıyla paylaşıyorduk, genelle paylaşmaya karar verdim.
***
Gerçek orada bir yerde, buna eminim. Ancak bu gerçeği yorumlayacak bir zihniyet ya da kosmosda hayatın varoluşunu kavrayacak bir bakışa ulaşılmadan hep 'orada' duracak. Stanislaw Lem romanlarında insanın diğer türlerle karşılaşmasını, ama bir türlü onlar iletişim kuramamasını hatta onları fark edememelerini anlatır. Kendi türüyle efendi-köle ilişkisi kurarak uygarlığı bu temelde inşa eden insan için diğerleriyle karşılaşmak ve yüzleşmek ne derece mümkün?
***
Kozmik bilinç. Evrende yaşama, yaşam döngüsüne, uyum ve barışa önem veren, yeryüzünde buna izin vermeyen tüm koşulları ortadan kaldırmayı ve insanı özgürleştirmeyi başaran bir kavrayış. Kozmik devrimler. Karşılaşmalar, gidişler ve geri dönüşler. Kocaman bir spiralin içerisinde yer alan, matematiksel olarak hesaplanması mümkün olmayan süreklilikler ve kopuşlar. Bu kavrayış bugün küresel kapitalizmin insanı sürüklediği noktaya karşı duruşun belki de en genel ve küresel tutunma noktası olabilir. Bunun UFO'lara dair gözlemler ve onların gittikçe görünür hale geldiğini ya da zaman itibarıyla temasın gerçekleşeceğini söylemekle ne ilgisi var?
Tarihte UFO'lar en eski zamanlardan beri resmedildi, anlatıldı. Ufoların ziyaret sıklığı ve görünürlüğü iddiası insanlık için iki önemli döneme denk geldi:
2. Dünya Savaşı'nda ABD'nin Japonya'da Hiroshima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının ardından insanlar ölürken tarihte ilk defa yüksek miktarda radyasyon atmosfer dışına atıldı. 4 Temmuz 1947'de ABD'de New Mexico'daki küçük bir kasaba olan Roswell yakınlarına düşen UFO ile UFO'lar ve uzaylılar küresel ölçekte konuşulur hale geldi ve popüler kültürün bir parçası oldu. Roswell'da bir UFO kazasının gerçekleştiğini ve ABD hükümeti tarafından ört pas edildiğini düşünüyorum. İnsan faaliyeti sonucu sadece insan ve dünyadaki canlı türlerini kalıcı olarak bozan radyasyonun (ki 2. Dünya Savaşı'ndan sonra nükleer santrallar kurma ve nükleer silahlanma yarışı doruğa çıktı bu daha fazla bir radyasyon açığa çıkardı) UFO ziyaretlerini sıklaştırdığı iddiasını ciddiye alıyorum.
Fark edildik, zaten bilinyorduk ama endişe vermeye başladık ya da evrimimizin geldiği nokta veya kendi gezegenimizdeki hayatı yok edişimiz. Bunlar ya da bizimle değil onlarla ve onların ihtiyaçları ya da planlarıyla ilgili de olabilir.
UFO'ların 1999'dan bu yana görünme oranının arttığını, UFO filolalarının tespit edildiği iddasına katılıyorum. Bunun bir sebebi internet ve digital kameraların ucuzlayıp yaygınlaşması olabilir. Ama dünyada gerçek bir ziyaret ihtiyacının olduğu da bir gerçek. İklim değişikliği. Sanayi Devrimi sonucu atmosfere yüksek miktarda sera gazının salınması sonucu dünyanın ısısının artması ve hayatın bitme tehlikesiyle yüz yüze kalması. Buna karşılık felaketin sorumlusu olan küresel kapitalizme yöne veren şirketlerin petrol ve otomotiv şirketleri oluşu, fosil yakıt tüketiminin devam etmesi ve yeniden canladırılmaya çalışılan nükleer çağ tuzağı. Gelmek ve müdahale etmek ya da uyarmak için iyi bir gerekçe. Evrimimizin ulaştığı nokta artık bir müdahaleyi hak eder hale geldi. Böylesi bir müdahale karşısında yerelci/dünya merkezci/türcü/millliyetçi tepkiye karşı evrenin bir yurttaşı olarak davranacağımı biliyorum. Ancak bu rüyaya kapılmayarak, dünyadaki 6,5 milyar insanın işe el koyması gerektiğini savunuyorum.
İnanmak istiyorum. Hayat sadece bu gezegenle sınırlı olamaz. Kainatın yaşamı ürettiğini, inorganik ve organik madde arasında sanıldığı türden bir karşıtlığın varolmadığını hissediyorum. Hubble bir devrimdi. Önümüzdeki kısa dönemde, izleme ve ölçüm tekniklerinin gelişmesi, nanoteknoloji ve insansız uzay aracı kullanımın artışı bir çok ampirik bulgu kaydedecek. Bunlar öyle büyük bulgular olacak ki NASA ya da G8 bunları saklayamayacak. Dünyada geleneksel inançlar, ahlak yapıları, insan ilişkileri derin bir değişimi uğrayacak. Elbette kötüler ve iyiler olacak, insanlar için kesin ama dünya dışı varlıkların arasında böylesi bir karşıtlık olasılığı beni ürkütüyor. Ama içinde bulunduğum gerçeklikle kıyasladığımda böylesi bir durum benim için kabul edilebilirdir. Dünya dışı yaşama tanık olmak, yeni gerçekliği 1 dk ya da 1 gün yaşamak ölmek için iyi bir neden olabilir. Bunlar da benim kehanetlerim.
